Türkiyede;
·
Türban
yasası; şeriata ilk adımdır.
·
Türban;
çoğunluğun kişisel dini inancından ziyade, kişisel
çıkar beklentisinin bir tercihidir.
·
Türban; belli bir
kesimin toplumda var olmanın, ayakta kalmanın bir aracıdır.
·
Türban, mevcut
türban yanlısı iktidarın nimetlerinden yararlanmak için
takınılan bir maskedir
·
Türban; özürlü, keyfi, aksak
demokrasinin uygulandığı, fırsat eşitliğin göz
ardı edildiği, işsizliğin hüküm sürdüğü, fakir
fukaralığın ayyuka çıktığı ülkelerde bazı
bireylerin, özellikle alt gelirlilerin bir partiye, bir derneğe, bir
tarikata v.b. katılarak, ait olarak; yaşam zorluklarının
üstesinden gelme arayışıdır.
·
Türban,
artan ve yayılan çevresel baskılar altında takılması
zaruret haline getirilen
şeriat akımının bir sembolüdür.
·
Türban;
şeriatın, Müslüman-Kardeşlerin, bir simgesi olarak görülmektedir
ve öne sürülmektedir.
Türban; dinimizle,
Müslümanlıkla, dindarlıkla bağdaştırılamaz.
İslam
dini, Müslümanlık; akılcılıktır,
çağdaşlıktır, ilericiliktir, ferdi ve toplumsal maddi ve
manevi sağlıklı bir yaşama inanç biçimidir;
bağnazlık, gericilik değildir.
İslam
dininde tebliğ vardır; zorlama, saldırı, tehdit,
şiddet yoktur.
İslam
dininde Allaha şükretme , Allaha
sığınma gibi Allah ile Kul arası ibadetlerde ne zorlama
nede gösterilik, yani bir nevi şekilcilikle ilgisi yoktur.
İslam dininde
devlet laiktir, kul da laiktir.
İslam dininin temelinde laik
cumhuriyet devlet yönetimi, demokrasi, inanç özgürlüğü,
saygınlık vardır.
İslam dini, Müslümanlık hiç
kimsenin, ne kişi, kişilerin, ne kurumların, ne
tarikatların, ne partilerin, ne ulusların, ne de devletlerin
tekelinde değildir.
Türbanı
kendine, kişiliğine yakıştıran, o giyim kuşamda
kendini rahat ve mutlu hisseden yada kendi
inancına göre giyebilmelidir.
Her türban
takan, beş vakit namaz kılabilen ne gerici, ne şeriat
yanlısı, nede daha dindar değildir.
(Bende beş vakit namaz kılabilme
alışkanlığını edinebilseydim diye
söylendiğim olmuştur.
Namaz
kılmak, oruç tutmak sağlıklı yaşam için
zamanımızın bir çok kronik
hastalıklarına karşın çok faydalı bir şifa kaynagı oldugu göz ardı
edilmemelidir.)
İslam dininde ibadetler kişinin kendine işkence, kendini
mağduriyet etmesi için değildirler, tamamen sağlıklı
bir yaşam için de buyrulduğu unutulmamalıdır.